Köşe Yazıları
‘Çevre’nin adaleti
Adalet, bütün Türk -Osmanlı tarihinin belki de en kilit kavramıdır.
Yeni parti arayışı Numan Kurtulmuş için yanlış adres
Saadet Partisi’nde tablo giderek netleşiyor.
Saadet’te harakiri ve Numan Bey’in yeni partisi
Numan Kurtulmuş, ‘Hoca ve tayfası’nın 2002 sonunda yüzde 2.3’e çaktığı partiyi
Ufukta terörün sona erişi görünmüyor
Kürt meselesi üzerinden son 26 yılda akıtılan kanın miktarı korkunç boyutlarda.
‘İleri demokrasi’ talebi ve referandum rakamları
Her türlü yıkıcı söyleme ve çarpıtmaya rağmen seçmenin böyle bir demokratikleşme hamlesine destek vermiş olmasında şaşılacak bir şey yok.
Terör ve kitle psikolojisini yönetebilmek
Geçtiğimiz günlerde Milliyet gazetesi yazarı Taha Akyol, ‘Türkiye’nin bir kısmı Kürdistan olursa, öteki tamamı da Türkistan olur’ diye yazdı. Bu tespit bir gerçeği dile getiriyordu.
Barzani mesajı aldı mı?
Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun geçen haftaki Irak ziyareti, neresinden bakılırsa bakılsın ‘ tarihi’ sıfatını hakedecek nitelikteydi. Başkent Bağdat’a uğramadan Irak’ın Basra ve Musul gibi şehirlerine gidebilmenin özel anlamları olsa da ziyarete asıl ‘tarihi’ değerini veren Kuzey’deki Kürt bölgesinin merkezi Erbil durağıydı.
Eksen değişikliği var mı?
Gürkan Zengin
Tarık Bin Ziyad gibi
Gürkan Zengin
İki Bakan iki ayrı Avrupa Vizyonu
Gürkan Zengin
Ermeni açılımı ve 'Davutoğlu Etkisi'
Gürkan Zengin
Gül'ün mesajları
Gürkan Zengin
Çocuklar okula başlarken
Gürkan Zengin
İstanbul artık 'Barışın Başkenti'
Gürkan Zengin
Sarkozy’nin kafası AB’nin vizyonu
Gürkan Zengin
MHP Halil Hoca'ya kulak vermeli
Gürkan Zengin
Tehlikeli Koalisyon
Gürkan Zengin
Hilmi Özkök: Gerçek bir komutan
Gürkan Zengin
Devlet katında uyum
Gürkan Zengin
Ne Öcalan ile Ne Öcalan'sız
Gürkan Zengin
Nimet Çubukçu'ya çağrı
Gürkan Zengin
Türkiye 'Musul Havucu'nu kabul etmez!
Gürkan Zengin
‘Kürt Obama’ mümkün mü?
Gürkan Zengin
Bir Kürt hayali gerçekleşirken…
Gürkan Zengin yazıyor: Ankara-Bağdat-Erbil hattında bu ''tarihi fırsat'' kaçırılmamalı.
CHP’nin Hamlesi - PKK’nın samimiyeti
Gürkan Zengin
Bülent Arınç Farkı
Bülent Arınç adı Deniz Feneri soruşturmasına karışan Zahid Akman'a istifa çağrısında bulunduğunu söyledi. Konuyu Gürkan Zengin değerlendiriyor.
Muhalefeti dağdan indirmek
PKK'yı dağdan indirmek bir mesele! Tamam da Türkiye'deki muhalefeti kim dağdan indirecek?
'Hoca' olmak 'bakan' olmak
Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanı oldu. Gürkan Zengin'in Davutoğlu'nun yeni görevine ilişkin yazısı.
İlham Bey'e vizyon gerek
Başbakan Erdoğan bugün Bakü'ye gidiyor. Aliyev yönetimini ikna edebilecek mi? Gürkan Zengin yorumluyor...
Stratejik körlükten stratejik vizyona.
Stratejik körlük'ten stratejik vizyona. Obama kadroları Türkiye'nin bölgesindeki artan ağırlığının farkında görünüyor,
Hillary'nin derin mesajı
Hillary Clinton'un Haydi Gel Bizimle Ol programına çıkmasının gerisindeki mesaj
Diasporaya soğuk duş Obama Türkiye'ye geliyor. Tasarı bu yıl da geçemez
24 Nisan krizi bu yıl da atlatıldı. Hillary Clinton açıkladı: Başkan Obama önümüzdeki ay Türkiye'ye gelecek.
Stratejik vizyon mu stratejik körlük mü?
Ahmet Davutoğlu'nun TRT'de ENİNE BOYUNA programında yaptığı açıklamalar Türk- Amerikan ilişkilerinin son altı yılına ilişkin önemli tahlilleri, Obama dönemindeki ilişkilerin seyri hakkında da önemli ipuçlarını içeriyor.
Örgütlerin hayatta kalma becerisi
Bir Ergenekon- PKK karşılaştırması. Gürkan Zengin'in yazısı.
Ortadoğu'da İran'la 'Büyük pazarlık' başlıyor. Obama'nın eli çok zayıf
Barack Obama, başkanlık koltuğuna oturmasına neredeyse bir hafta kala ABC televizyonuna verdiği özel demeçte İran konusunda 'yeni bir yaklaşım' içinde olacaklarını söyledi.Seçim sürecindeki konuşmalarında İran ile 'önşartsız' görüşme niyetinde olduğunu duyurmuştu zaten.
Ergenekon'da 10.dalga ve stratejik boyut
Ergenekon'da yeni gözaltılar işin rengini önemli ölçüde değiştirecek nitelikte. Özellikle bazı isimler dikkat çekici.
Hamas bağlantısında Neocon Obama farkı
Türkiye'nin Hamas ile kurduğu bağlantı, yeni Amerikan yönetimini rahatsız etmediği gibi bu bağlantının barışçı çözüm çabalarına yardımcı olabileceği beklentisi dile getiriliyor.
Erbil'den DTP’ye oy çıkmaz!
Son birkaç günü Erbil, Kerkük ve Süleymaniye’de geçirdik. Erbil ve Süleymaniye’de sokakta dolaşıp da bölgedeki Kürtlerle temas eden her Türk biraz şaşırır. Şaşırır, çünkü bunca yıllık PKK ve terörle mücadeleden sonra buradaki Kürtlerin Türkiye’ye bir ölçüde mesafeli bakması normaldir diye düşünür.
Yeniden ‘Hükümet’ olmak
AKP, 6 yıllık iktidar döneminin özellikle 5 yılında neredeyse son 20 yılın en başarılı ekonomik performansına imza attı. Enflasyon 1995-2001 arasında yüzde 70'lerde seyrederken, bu hükümet döneminde yüzde 10'lara düştü.2001-2007 yıllarının büyüme ortalaması yüzde 7.6 oldu.Türkiye bu sayede son yılların en hızlı büyüyen birkaç ülkeden biri oldu. Bu parlak ekonomik performans son birkaç ayda hızla düşmeye başladı.
Amerika çekilirken
Amerika Irak’tan çekiliyor. Demokratların yönetimi devralacak olması bu çekilme sürecinin aksamadan süreceğinin garantisi. Çekilme üç yıl içinde tamamlanacak
Son Gazi'ye veda
Birinci Dünya Savaşı başlarken, Osmanlı Devleti her iki müttefik grubuyla da ittifak aramış ama bütün kapılar yüzüne kapanmıştı. Son anda Almanya ile lütfen bir anlaşma sağlanabilmişti.
Başbakanlık, yedi muhabirin akreditasyonunu iptal etti.
Başbakanlık, yedi muhabirin akreditasyonunu iptal etti. Gerekçe olarak bu gazetecilerin akreditasyon kurallarını ihlal etmelerini gösterdi.
Hukuka sahip çıkmak
Ankara’da Bilkent Üniversitesi’nde iki gündür ‘Anayasalardaki Değiştirilemez İlkeler’ konulu bir sempozyum yapılıyor. Anayasa Mahkemesi raportörlerinden Doçent Osman Can’ın burada akademik kimliğiyle yaptığı konuşma en fazla ilgi görenlerden biriydi.
Yeni bir milli mutabakat
Türkiye’de orta sınıf yükseliyor, nüfusun yüzde 80’inden fazlası şehirlerde yaşıyor. Eğitim ve iletişim imkânları 80 yılda muazzam bir gelişme kaydetti. Bilhassa son 10 yılda etkisini gösteren küreselleşme dini ya da etnik kimlikleri yeniden siyasetin ana konusu haline getirdi.
Numan Kurtulmuş'tan beklenen
Saadet Partisi’nin yeni lideri Numan Kurtulmuş parti teşkilâtını umutlandırdı. Necmettin Erbakan’ın artık bu partinin ancak geçmişinde yer alabileceğini gören tabanın gözlerini bu genç isme çevirmesi normal.. Saadet, 2002 ve 2007 seçimlerinde değişime direnen ihtiyar heyetinin yüzde 2’lere çaktığı bir parti.
‘Kürt Obama’ mümkün mü?
Amerika çok yakın zamana kadar köleliğin hüküm sürdüğü bir kıtaydı. İnsanlara derilerinin rengi yüzünden adeta hayvan muamelesi yapılıyordu. Siyahların beyazların girdiği restoranlara girmesi yasaktı. Amerika, 400 yıl içinde dedelerini köle olarak sömürdüğü çocukları sistemin en tepesine kadar getirebildi.
Ecevit'i hatırlamak
"Ecevit’i nasıl bilirdiniz?" sorusuna, halkın kahir ekseriyeti 'iyi bilirdik’ der. Eğer Türkiye’de siyasetin, siyasetçinin ‘üç kuruşluk‘ itibarı varsa, bunda Bülent Ecevit’in payı büyüktür. Siyasetin son 40 yılında Ecevit vardı ama Demirel’in, Özal'ın, son dönemde Tayyip Erdoğan'ın elde ettiği 'tek başına iktidar', Ecevit'e hiç nasip olmadı. Birkaç kez başbakanlık koltuğuna oturdu ama, ya kıl payı bir salt çoğunluğu vardı, ya azınlık hükümetinin başındaydı ya da sıkıntılı bir koalisyonun başkanıydı.
Bir Eğirdir yetmez
Isparta-Eğirdir’deki dağ komando okulu, Türkiye’deki en iyi komando eğitim merkezlerinden biri. Hatta en iyisi. Başbakan ve bakanlar bugün Güneydoğu’ya giden askerlerin eğitimlerini görmek üzere Eğirdir’deler Ancak bu geziye katılanlara bir uyarı: Eğirdir’i görerek, Güneydoğu’daki askerlerin çoğunluğunun eğitim durumunu anlamak mümkün değil!
‘Mustafa'ya tahammül göstermek
Mustafa Kemal, bu devletin kurucusu. İstiklâl Harbi’ni örgütleyip yönetmiş, başta Çanakkale, Sakarya ve Büyük Taarruz olmak üzere savaştığı bütün cephelerde askeri dehâsını milletinin hizmetine vermiş bir millî kahraman.
85 yılda geldiğimiz yer
2007/2008 tarihli Birleşmiş Milletler İnsani Kalkınma Endeksi’ne göre Türkiye 177 ülke arasında 84.sırada. Yunanistan bile Türkiye’den 60 basamak yukarıda. 85 yılda geldiğimiz yer burası olmamalıydı. ‘Elimizden geleni yaptık ama bu kadar oldu’ diyenler olabilir ama doğru söylemiş olmazlar.
Org. Başbuğ ve sorunu eksiksiz tanımlamak
PKK saldırıları 1984 yılının Ağustos ayında başladı. 1988 ve 1989 yıllarında dağda öldürülen PKK’lı sayısı -her yıl için- 200’den azdı. 1990-91 yıllarında bu sayısı yine her yıl için 300’lü rakamlara çıktı. 1990’lı yılların başında ise PKK kayıpları artık binlerle ifade ediliyordu! Tabii, öldürülen PKK’lı sayıları aynı zamanda 80’lerin sonunda ve 90’ların başında örgüte katılımdaki dramatik artışı da gösteriyor.
ANAP’tan AKP’ye
Turgut Özal, ömrünün son günlerinde ‘aktif siyasete’ geri dönmeye planlıyordu. Hatta kararını da vermişti. Yarım bıraktığı işleri tamamlayacaktı ama ömrü vefa etmedi. Artık çok geçti..1983’te yüzde 45 ile tek başına iktidara gelen Anap, Özal öldüğünde artık can çekişiyordu, bugün ise artık bir tabela partisi.
AKP ve yeni anayasa
1982 Anayasası, önemli -önemsiz değişikliklerle 25 yıldır yürürlükte. Üzerinden 5 genel seçim ve 16 hükümet geçti. Hepsi sivil yönetimlerdi ama hiçbiri bu ayıpla yaşamaktan rahatsızlık duymadı. Türkiye’yi bu ayıptan ve cendereden kurtarma görevi artık AKP’nin omuzlarında. Akp’liler ‘Yeni Türkiye’ den bahsetmekten hoşlanıyor.
İnanç ve eğitim hakkı
Türkiye'nin üniversite çağına gelmiş kızlarına verdiği mesaj açık: Başını örteceksen burada yükseköğrenim yapmayı aklından çıkart. Ya da paran varsa git yurtdışında oku! Türkiye’deki yüksek hâkimler bu mesajı ‘gerekçeli kararlarıyla’ neredeyse 20 yıldır tekrarlayıp duruyor. Bu mesajı vermek için Anayasa’yı gerektiğinde gerektiği kadar eğip bükmekten de çekinmiyorlar.
Diyarbakır ve PKK
DTP’nin Diyarbakır’ı kaybetmesi demek, PKK’nın bölgedeki etkinliğini yitirmesi demek. Örgütün Diyarbakır’daki oyları erimeye devam ederse, zaten yaşadığı temsil krizi daha da derinleşecek. Hatta PKK’ya sempatiyle bakan bazı Batı ülkelerinin gözündeki ‘PKK Kürtlerin sözcüsü’ görüntüsü de tümüyle bozulacak. PKK, bunların farkında.
Ma'şeri vicdan ve Ergenekon
Susurluk’ta da böyle olmuştu, Ergenekon’da da aynısı olacak gibi görünüyor. Bugün başlayan dava muhtemelen aylarca sürecek. Kuvvetle muhtemel davanın sonucu da kamuoyu vicdanını tatmin etmeyecek.
Sağırlar diyaloğu
Türkiye’de terör olaylarına ilişkin haberler verilirken zaman, zaman farkına varılmadan örgüte propaganda imkânı doğduğu bir gerçek. Bu durum bilhassa şehit cenazelerine ilişkin haberlerin verilişi sırasında ortaya çıkıyor. Sivil-asker mücadeleyi yürüten kadroların işin psikolojik tarafına ilişkin bu şikâyetlerinde haklılık payı var.
Kendine güven ve özeleştiri
Genelkurmayı Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ had safhada öfkeli. Göreve gelişinin üzerinden daha 45 gün bile geçmeden yaşadığı sıkıntılara bakınca öfkesini anlamak mümkün. Ancak anlamak başka, kabul etmek başka.
“Kerkük-PKK denklemi” bozulurken
Hem Dağlıca saldırısının, hem Aktütün baskının Kerkük’le bir şekilde bağlantılı olduğu devlet katında hakim kanaat. Bu saldırılar Kerkük’teki gelişmelerle bağlantılı ama bu bağlantı birbirinden çok farklı.
Dağda daha etkin mücadele şart
Devlet kendisine silah çekenlerle mücadeleyi en etkin şekilde yürütür, yürütmek zorunda. Bugüne kadar sıkıyönetim, olağanüstü hal uygulanageldi sonuçlar tartışıldı ancak dağdaki mücadelenin hangi yol ve yöntemlerle ylürütüldüğü pek tartışılmadı, tartışılamadı.
Komutan
Güneydoğu’da terörle mücadeleye bağlanmış 300 binden fazla asker var. Güneydoğu’nun dağlarında her gece 3 bin pusu atılır. Bingöl’de Şeytan Dağları’nda, Şırnak’ta Gabar’da ya Hakkari’de Mor Dağı’nda timler ya gece operasyonu için ya çevre koruma nöbeti için dağlardadır.
Tuzak
PKK, strateji belirlemede ve taktik uygulamada hiçbir zaman 'kabiliyeti' vasatın altında bir terör örgütü olmadı. 30 yıldır varlığını sürdürebilmesinin bir sebebi de bu. PKK, Soğuk Savaş yıllarının bir ürünü. Ama soğuk savaş sonrası dönemde ideolojik söylem değiştirerek, bölgede kendisine yeni müttefikler bularak hayatiyetini sürdürebildi.
Önce mutabakat 08.10.2008
'Yeni Genelkurmay Başkanı yeni şeyler yapıyor ama henüz yeni şeyler söylemiş değil.' Gürkan Zengin yazdı.
PKK silah bırakmaz
Gürkan Zengin yazdı: "Hayâl kurmanın ya da beklentileri gereksiz yere yükseltmenin faydası yok. PKK silah bırakmaz, dağdan inmez."
Obama'nın dikkatine!
1980’lerde İran – Irak Savaşı, 1990’larda Saddam Hüseyin’in Kuveyt’e saldırması ve Amerika’nın ilk Körfez Harekâtı, 10 yıl sonra 2000’li yılların başında Amerika’nın İkinci Irak Harekâtı...Filistin–İsrail gerilimi, Lübnan Savaşı ya da Rusya’nın Güney Osetya’ya askeri müdahalesi.
PKK için çember daralıyor
Kürt sorunu aynı zamanda bir ‘bölgesel sorun’ ve çözümün bir bölümü de ‘dışarıdan’ geçiyor.Gürkan Zengin'in analizi.
Madalyonun iki yüzü
Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş süreci tarihte bu coğrafyada yaşamış ve yaşamakta olan herkesin yüreğinde ve zihninde onulmaz yaralar açtı. Milyonlarca insan hayatını kaybetti, bir o kadar insan da evsiz barksız yurtsuz kaldı, perişan oldu.
Gerçekler ve acz hali
Bütün Türkiye’nin mâlûmu olduğu üzere Melih Gökçek bu tür tartışmalara şerbetlidir.Bunlardan ya puan toplayarak çıkar ya da yara almadan kurtulur. Ama dün öyle olmadı. Demagoji gerçekler karşısında ‘aciz’ kalır. Dün de öyle oldu.
PKK’yı dağdan indirmek
Eğer Mesut Barzani ile konuşulan şey, “PKK’yı zor kullanarak dağdan indirmek” ise boşa çaba; zira yanlış adres! Barzani grubu, eğer samimiyetle isterse, Kuzey Irak’ta PKK’ya hayatı zorlaştırabilir. Bu konuda yapabileceği çok şey var Sadece örgütün lojistik desteğini kesip yerel istihbarat kanallarını devreye sokarak bile bunu yapabilir ama PKK’yı Kuzey Irak’taki dağ silsilelerinden söküp atmak onun gücünü aşar.
Yaşar Kemal'in sözleri
Şöyle diyor: “Küreselleşme ‘tek tip insan’ yetiştiriyor bugün. Oysa dünya onbinlerce çiçekli bir kültür bahçesidir;her çiçeğin ayrı bir rengi ve kokusu vardır. Bir çiçeğin koparılması bir rengin, bir kokunun yok olmasıdır.Tek dile, tek renge kalmış bir dünya hapı yutmuştur,” bu felâketin önlenmesi için ‘demokrasi’den başka çare de yok diyor.
Obama dönemi Türk-Amerikan ilişkileri
Bush yönetimi, arkasında bir “enkaz” bırakarak ayrılıyor. Şimdi Obama döneminin belki de en önemli misyonu selefinin bütün dünyada yerin dibine batırdığı “Amerika imajı”nı düzeltmek olacak. Irak ve İran konularında yeni yönetim Bush dönemine oranla çok daha mantıklı bir çizgide görünüyor.
Sigortalı bebek'in gösterdiği
Gazetelere yansıyan bir haber: Emeklilik yaşını 65’e çıkartan düzenlemeden etkilenmemek için ‘sigortalı’ yaptırılan 18 bin bebek tespit edildi ve bunların sigortaları iptal edildi.
Gül-Erdoğan ilişkisi
Türkiye, Cumhurbaşkanı-Başbakan kavgalarından çok çekti.Özal –Yılmaz, Özal-Akbulut,Demirel-Çiller ve en son Sezer-Ecevit kavgaları hâlâ akıllarda. Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına çıkması yeni dönemde bu çekişmelerin önüne geçmek açısından da isabetli oldu.
